Gözlerin sayamayacağı ,aklın yetmeyeceği kadar çok yıldızın  arasında kalmış titrek bir kayan yıldız gibiydim gecenin puslu vaktinde. Yıldızların tümü kayıyordu, sana gelmen için el sallıyordu sen ise sadece bakıyordun ,duvara bakan yaşamak için direnen çiçek misali. 
Ölümle yaşam arasında kalmıştı çiçek, nefes alıyor, alıyor ama yaşaması için yetmiyordu nefesi. İşte ben o çiçektim sevgili okur,yaşamaya  çırpınan dünyadaki bir nefes.
Gitmiyordun, gidemiyordun, gitmeyecektin. 
Gitme diye bağırdım sana, ruhumu teslim edecek kadar çok bağırdım. Duymadın. 



Adımlarını saydım sen giderken, hızlı mı gidiyor yoksa yavaş ve minik adımlarla mı gidiyor diye baktım usulca.
Burdan kendime bir umut parçacığı çıkaracaktım. adımların hızlıydı , adımların aniydi. Kendin gibi adımların da sabırsızdı, telaşlıydı. 
En sonunda uyandım, kendimle baş başaydım. 
Yaşananlar rüyaydı sevgili okur, rüya balonu sonunda patlamıştı.