Yogaya nasıl başladığımı ve yolculuğumu anlattıktan sonra yoganın bende ortaya çıkarttığı duygular, alışkanlıklar ve fiziksel gelişimlerden bahsettiğim bu yazıya hoş geldin sevgili okur. Dönem dönem spor yapmayı ya da yoga yapmayı bırakabiliyoruz, bu çok normal. Her günümüz enerjik, istekli ve verimli geçmiyor. İnsan olduğumuz için her günümüz bir değil, bunu bazen unutabiliyoruz. Kendimize kızabiliyor ve hareket etmediğimiz için suçluluk hissedebiliyoruz. Bunların hepsi çok normal duygular ama kendimize boş zaman yaratabilmeyi de bilmeliyiz. Eğer canın o gün yoga yapmak istemiyorsa yapmak zorunda değilsin, yoga zorunluluğu beraberinde getirmiyor önce burada bir anlaşalım sevgili okur. İsteyerek pratik yapmayı savunuyor. Benim de nisan ayı içerisinde birkaç günüm bu anlattığım şekilde geçti, yoga pratiklerimi aksattığım oldu, yapmak istemediğim oldu. Ama içimde bir pişmanlık ve suçluluk duymadım, bedenimin buna ihtiyacı varmış dedim. Biraz dinlenme sürecinden sonra esneklik üzerine pratik yaptım linkini buraya bırakıyorum. Bedenimin dinlendiğim süre içinde kaybettiği esnekliği geri kazanmaya çalıştım. (çok  esneklik kaybından  bahsetmiyorum tabi ki)

Bedenimi esnettiğim sürenin ardından Çetin Çetintaş’ın yeni oluşturduğu Ateş elementi serisine başladım. Bugün 6. Günümdeyim. Ateş elementi bizi harekete geçirir. Beden ve zihin dayanıklılığını arttırmak için ateş elementini geliştirmek gerekiyor. Bu seride de ona yoğunlaştık. Bazen bırakmak istiyorum, özellikle kollarım yoruluyor ama bırakmıyorum. Ateş elementi serisini  21 gün yapacağım. Aslında önümüze bir fırsat çıktığında zorluğuyla karşılaştığımız zaman bırakmak isteyebiliyoruz, daha kolay yollara başvurup halletmeye çalışabiliyoruz. Beden ve zihin alışmış olana yöneliyor bir nevi. Bunu değiştirmek de bize düşüyor diye düşünüyorum.  Ateş elementi serisinin linkini buraya bırakıyorum.



Yoga bana en çok gücü ve sabrı kazandırdı. Bedenimin eskisine göre daha güçlü olduğunu hissedebiliyorum, özellikle kollarımda bu gelişmeyi görmek beni motive ediyor. Bazen hareketlerin sonunda ağlama hissi geliyor, bu da çok normalmiş. Yoga da diğer spor dalları gibi ruhsuz değil ruhumuzla da çalışıyoruz, duygularımızla beraber mata çıkıyoruz. En zayıf bölgeme odaklanmaya başlayacağım. Hareketler arasında sabırlı olmak, beklemek ise günlük hayatımdaki sabırsız davrandığım anlarda sabırlı olmayı bana kazandırdı. Bu yüzden minnettarım. Yoga günlüklerinin ilk yazısı bu şekilde sevgili okur, umarım keyifle okumuşsundur. Bu süreçte umarım sana da bir miktar motivasyon sağlayabilirim. Düşüncelerini yorum olarak yazmayı unutma.

Sevgiler