Yoga günlükleri #2

 Yoga da en sevdiğim kısım zorunluluğun olmayışı. ‘’Bugün şu kadar yoga yapmalıyım’’ gibi bir zorunluluğu savunmuyor, sen ne kadar pratik yapmak istersen o kadar yapıyorsun. Tabi düzenli ve istikrarlı bir şekilde pratik ettikçe de sonuçlarını hızlı alıyoruz bu da bir gerçek. Yoga  sonuçlara değil sürece odaklanmamızda yardımcı oluyor. Bunca düşünce bazen pratik esnasında aklıma geliveriyor ve bir yere karalıyorum.  Yoga günlüklerini yazmak bana özgür hissettiriyor, umarım okumaktan keyif alıyorsundur sevgili okur. Ateş elementini bitirdikten sonra toprak elementine geçmiştim. Bu süre zarfında birkaç gün ara verdiğim de oldu ama yılmadım sevgili okur. Toprak elementinin videosuna buraya tıklayarak ulaşabilirsin.


Yogayı benimsediğimi pratik esnasında sadece hareketlere odaklanmak yerine hareketleri yaparken ne hissettiğime dikkatimi vermeye başladığım zaman anladım. Farkındalık hali insanı en mutlu eden duygu fikrimce. Yeni bir işe, hobiye başladığımızda o yeni olan durumu anlamaya çalışırız. Bu anlama hali devam ettikçe bir döngüye girmiş oluruz aslında.  Anlayabildiğimizi fark ettiğimizdeyse mutlu oluruz. İşte bu döngü dünyanın en güzel hislerinden biri benim gözümde. Bir şeyi anlayabildiğimizde, özümseyebildiğimizde mutlu olabiliriz. Bu mutluluğu da çoğu şeye değişmem sevgili okur.

Bu ay kendime profesyonel bir yoga matı aldım, ne kadar süre benimle beraber bu yolculuğu paylaşacak buraya yazmaya devam edeceğim. İlk kullandığım mat bir pilates matıydı. Pratik esnasında adeta sörf yapıyor gibi hissettiğim çok olmuştu açıkçası. Birçok kez düştüm, hareketleri yanlış yaptım. Sonraki günler de düşmenin ve yanlış yapılmış hareketlerin ağrısını çektim. Bunca şeyi anlatmamın sebebi ise başlarda güçsüzlüğümden ve dengemi iyi kuramamadan kaynaklı düştüğümü sansam da aslında öyle değilmiş! Bedenimin güçsüz olmasından daha çok matın çok kayıyor olması dengemi sağlayamama sebep oluyormuş. Kullandığım mattan dolayı düştüğümü yeni bir yoga matı aldığımda fark ettim. Diğerine veda etmek benim için dramatik değildi, o kendisi beni uzun süre önce bırakacak hale gelmişti…

Sonuç olarak iyi bir yoga matı hayat kurtarıcıdır ve pratikleri gönlümüz istediğince kendimize uyumlu hale getirmek bizim elimizde.

Kendine çok iyi bak

Sevgiler.

 

Yorum Gönder

11 Yorumlar

  1. Senden öğrenecek çok şeyimiz var bu konuda Arsel, teşekkürler 🧿👏🤗🤚

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım faydası oluyordur :) çok teşekkür ederim

      Sil
  2. yogayı seviyorum :)) yoga with adrienne ile yapıyordum ama türkçe yoga arayışındayım. çetin çetintaş ve ceyda saltadal ile denedim ama tarzları sert geliyor. önerebileceğin başka kimseler var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serra Sagra da çok başarılı bence :) sakince ve güzel bir enerjiye sahip, ona bakabilirsin :)

      Sil
  3. leylek duruşu da yogaya dahil mi acaba, fark etmeden yoğa yapıyorumdur belki de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet dahil :) esnemek için en güzel duruşlardan biridir.

      Sil
  4. Selam uzun zamandır buralarda yoktum yeni bir blogla geri döndüm sizi takipteyim. Rica etsem sizde bloguma bi göz atıp takip eder misiniz ? :)

    YanıtlaSil
  5. merhaba, hoşgeldiniz :) tabi bakıyorum

    YanıtlaSil
  6. Bende yogayı çok seviyorum tabii benim ki başlangıc seviyesi en sevdiğim poz ölü adam pozu yoga da o kadar tembelim yanii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o poz tahmin etmeyeceğiniz kadar kıymetli aslında :) yoga da her pozun kendine özel bir yeri var. Bedenin tembelliği yaşanmasına izin verdiğimizde bir süre sonra yerini çalışmaya bırakacak gücü olacaktır.
      Sevgiler

      Sil