Artık yatağımdan alarmın sesi ile istemeden söylene söylene kalkmıyorum. Hızlıca yorganı çiğneyerek kalktığım sabahlar çok geride kalmış gibi geliyor. Yataktan ne zaman çıkmak istersem o zaman çıkıyorum. İstersem hiç çıkmıyorum. Tamamen isteğe bağlı gelişen olayların yaşandığı bu günlerde bir tek şey kontrolüm dışında. Dışarı çıkıp arkadaşlarımla gezmek artık benim elimde olan bir durum değil. Bütün gün dışarı çıkmasan dahi çıkabileceğin imkanını bilmek insana iyi hissettiriyordu. Şimdi ise markete gitmeye seviniyoruz. Eskiden olsa kıymetini bilmeyeceğimiz şeylere kıymet veriyoruz. Değerini bilmediğimiz durumlara anlam yüklüyoruz. Aslında farkında olmadan bizden yok olan şeylere geri kavuşuyoruz.

Elimizde olmadan bizden koparılan şeylerin farkına varıp onları kucaklıyoruz, benliğimizin  en uç yerlerine götürüyoruz. Parkta oturmanın, yürümenin, dinlenmenin basitleştiği bir evrede onların kıymetinin tekrar farkına varıyoruz. Dışarı çıkıp nefes almanın değerini bilmeyen insanlar yürümekten, koşmaktan, kendini dinlemekten bahsediyor. Kendini kaybetmiş birçok insan benliğiyle yüzleşiyor. Kişiliğini oturtmamış ve çevresindekiler ne yapıyorsa onu yapan insan topluluğuna bir şans belki de bu. Geçici bir farkındalık olmamasını ve bu günleri unutmamalarını diliyorum. Tembelliğin bir alışkanlık haline gelmemesini ve bu durum bittikten sonra eski düzenimize dönmeyi diliyorum.
Her şey eski haline gelir de ben eski halime dönebilecek miyim? Onu bilmiyorum.
                                                                                                                                                         01/04/2020