Aşk acı çekmek değildi, mutlulukla beraber acının içinde hapsolmaktı. Aşk neydi? Hissetmek mi? Kalbinin bütün bölümlerinin parçalara ayrılacak kadar garip düşmesi miydi? Üzülmek, bağırmak, yakıp yıkmak aşkın bir parçasıydı evet doğru, lakin sadece ondan ibaret değildi. İnsanlar acı çektikleri ilişkilerini “aşk” olarak yorumlar genelde. Aşk bu kadar umutsuz ve negatif bir durum değildi..
Aşk , karışımdı. İki duygunun harmanlanmış haliydi. Mutluluk ve mutsuzluğun tam ortasıydı. Mutlu olduğun anda mutsuz olmaktı. Aniden duygu değişimlerini yaşayacak kadar genişti. Kaktüsün sivri dikenlerine dokunduğunda elinin acıması ve zamanla  o acıya sinir uçlarının alışmasıydı. Tutkunun saklı hali,yaşayabileceğin nadir karışımlardan biriydi aşk ...